Erdoğan, İsrail saldırılarına sert tepki gösterdi: Sessizlik sarmalı artık son bulmalı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’ye yardım götüren gemiye saldıran İsrail’e sert tepki göstererek, “Bu haydutluktur. İnsan öldürürler, dünya sessiz kalır; katliam yaparlar, dünya sessiz kalır. Bu ‘sessizlik sarmalı’ artık son bulmalı. Dünya İsrail’den büyüktür. Dünyayı ateşe vermeye çalışan bu alev topunu söndürmeliler” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC ziyareti dönüşünde gazetecilerle uçakta yaptığı sohbete gündeme dair soruları yanıtladı. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
KKTC’YE DESTEĞİMİZ BAKİ: Cumhurbaşkanı Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonunu tüm gücümüzle desteklemeyi sürdürüyoruz. Ada’da iki halk ve iki devlet olduğu gerçeğini herkesin idrak etmesinin zamanı gelmiştir. Ana vatan ve garantör olarak Kıbrıs Türkü’ne ve Kıbrıs Türkü’nün bağımsız devleti KKTC’ye desteğimiz bakidir. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkı, inşallah eninde sonunda hak ettiği konuma ülkemizin de desteğiyle gelecektir.
ÖNDER’İN VEFATI: Ziyaretimiz sırasında, maalesef, Sayın Sırrı Süreyya Önder’in vefat haberini aldık. Sayın Önder’e bu vesileyle Cenab-ı Allah’tan rahmet; acılı ailesine, sevenlerine ve seçmenlerine bir kez daha sabırlar diliyorum.
KARŞILARINDA TÜRKİYE’Yİ BULUR: (Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposunun Kıbrıs’taki Türkleri hedef alması) Kıbrıs’ta barış dilini bozan, gelecek nesilleri de tehlikeye atan her açıklamayı, ben şiddetle kınıyorum. Ada’nın huzurunu bozan, hassasiyetlerini kaşıyan, kargaşa çıkartmayı arzulayan yaklaşımlara da müsaade etmeyiz. Terör yoluna başvuranlar, Kıbrıs Türk’ünü yok sayanlar, karşılarında daha güçlü bir Türkiye bulacaklarını bilmeleri lazım. Gerilimleri artıran söylemler yerine, yapıcı ve birleştirici bir dil kullanmak, Ada’nın geleceği adına daha faydalı olacaktır. Kıbrıs Türklerinin haklı davalarının en büyük destekçisi olmaya devam edeceğiz.
TAM ANLAMIYLA HAYDUTLUK: (Gazze’ye yardım götüren gemiye İsrail saldırısı) İsrail, uluslararası hukukun önündeki en büyük tehlikedir. Uluslararası hukuku çiğnemeyi adet haline getirdiler. Gemilerin, insani amaçlı yardım malzemesi taşıdığı ve uluslararası seyrüsefer kuralları çerçevesinde hareket ettiğini tüm dünya biliyor. Buna rağmen, bu saldırının gerçekleştirilmesi, tam anlamıyla haydutluktur, korsanlıktır. İsrail, bombalarla, ağır silahlarla yenemediği Filistinlileri, gıdadan, ilaçtan mahrum bırakarak yenmeye çalışıyor. İsrail gıdayı, temiz suyu, ilacı silah olarak kullanıyor. İnsan öldürürler, dünya sessiz kalır; katliam yaparlar, egemen devletlere saldırırlar, uluslararası kuruluşların personellerini öldürür, yapılarını bombalarlar, göz göre göre soykırım suçu işlerler, dünya sessiz kalır. Bu ‘sessizlik sarmalı’ artık son bulmalıdır. Bilinmelidir ki, dünya İsrail’den büyüktür. Büyüklüğünün hakkını vermeli ve dünyayı ateşe vermeye çalışan bu alev topunu söndürmelidir. Yoksa çok geç olacak ve İsrail’e bugün sessiz kalanlar, tarihe bunun hesabını veremeyeceklerdir. İsrail zannetmesin ki; işledikleri suçlar cezasız kalacaktır. Adalet bir gün yerini bulacaktır.
SURİYE’DE ÇATIŞMA İKLİMİNE İZİN YOK: (İsrail, Suriye’ye yönelik saldırılarıyla Türkiye’ye gözdağı mı vermek istiyor?) İsrail’in bu attığı adımlar barış ve huzuru tehdit eden adımlardır. Türkiye ile ilgili ne gibi adımlar atar veya atmayı planlıyor, bunları yakından takip ediyoruz. İsrail kandan ve kaostan besleniyor. Barış ve huzur iklimi İsrail’in istediği son şeydir. Suriye’de yıllardır süren iç savaşın bitmesinden, Suriye halkının kendi geleceğini tayin edecek olmasından, birlik ve bütünlük rüzgarından İsrail rahatsız olmuştur. Bu nedenle Suriye’de bazı grupları kışkırtarak yeni bir çatışma ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyen İsrail, Türkiye’nin bölgedeki gücünden, elde ettiği kazanımlardan da çok rahatsız. İsrail provokasyonunun vadettiği sadece kan, gözyaşı ve ölümdür. Bir ve bütün Suriye ise, müreffeh bir geleceğin formülüdür. Her zaman söylediğimiz gibi, biz komşumuz Suriye’nin yeni bir çatışma iklimine sürüklenmesine izin vermeyiz ve vermeyeceğiz.
‘Polisi teröristler hedef alır’
ŞAHSİYET FUKARALIĞI: (CHP otobüsünün polis üzerine sürülmesi) Bu konu artık siyasetin değil, yargının konusu haline gelmiştir. Nasıl bir zihniyet ve şahsiyet fukaralığı, otobüsü polisin üzerine sürme talimatını verdirebilir. Polisimizi kimler hedef alır? Teröristler. Polislerimiz devletin ve milletimizin güvenliği için gecelerini gündüzlerine katarken, siz nasıl onların üzerlerine parti otobüsü sürdürürsünüz? O kadın polisimiz başörtülüydü. O esnada otobüsün içinden de ‘sür, sür, sür’ diye bağırıyorlar. Sonra şoför de itiraf ediyor, ‘Öyle dediler, ben de sürdüm’ diye. Bunlar, milleti sokağa dökmek için adeta tahrik ediyorlar. Biz CHP’nin provokasyonlarına kesinlikle gelmeyeceğiz. Ama vatandaşımızı da bunlara asla kurban etmeyeceğiz.
CHP’DE HERKES KUYU KAZIYOR: (Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili çelişen açıklamaları) Anadolu’da bir söz var, ‘Sokma akıl sekiz adım gider’ diye. Bunların durumu da maalesef böyle. Öyle anlaşılıyor ki, bu sekiz adım da gitmeyecek. Buradaki çelişkiler yumağını doğuran ana unsur, CHP yönetiminin kendi akıllarıyla hareket etmemeleridir. Bir an kendi fikirlerini söylemeye kalktıklarında ise, nedense kendilerini hemen tekzip etme yoluna gidiyorlar. Sabah söylediklerini akşam yine kendilerini düzeltiyor. CHP’de herkesin kendi hesabı var. Herkes bir başkasının kuyusunu kazıyor.
‘Harp tarihini yeniden şekillendireceğiz’
SAVUNMADA PARLAYAN YILDIZ: Teknofest bir şov, veyahut da bir alelade organizasyon değil. Teknofest bir bilincin, bir davanın, bir şuur ikliminin ete kemiğe bürünmüş halidir. Türkiye, savunma sanayindeki özgün tasarımları ve yerli üretimleriyle artık dünyanın parlayan bir yıldızı haline geldi. Özellikle İHA’larımız, savunma sistemlerimiz, haberleşmedeki atılımlarımız, adeta harp tarihini yeniden şekillendirecek boyuta ulaştı. Teknofest gençliğinin yöneteceği Türkiye, bugünkünden çok daha ileride olacaktır. Teknofest gençliği, gümbür gümbür geliyor.
Kentsel dönüşüm hayat-memat meselesi
KALICI ÇÖZÜM PEŞİNDEYİZ: (Depreme hazırlık konusunda neler yapılacak?) Biz, deprem meselesini sembolik birkaç bina, birkaç slogan, algı operasyonları parantezinde ele alanlardan değiliz. Biz, bu meseleye kalıcı ve sürdürülebilir çözümlerin peşindeyiz. 11 ilimizi etkileyen asrın felaketi bizlere, sağlam yapılarla felaketin önüne geçmenin mümkün olduğunu göstermiştir. Yapı stoğumuzu yenilemek için elimizdeki en etkin çözüm, kentsel dönüşümdür. Kentsel dönüşüm meselesi, Türkiye için bir hayat-memat meselesidir. İnsanların evlerinin başlarına yıkılmaması için en dayanıklı, son teknoloji ile yapılmış ve estetik açıdan şehirlerimizin dokusunu koruyan ve destekleyen yapılar inşa etmeliyiz. Bu konuyu ideolojik saplantılara kurban veremeyiz. Depreme hazır şehirler, Türkiye’nin geleceğini kurtaracaktır.
‘Millete bant çekmeye çalışıyorlar’
KONUŞTUKÇA BATIYORLAR: CHP’nin kafası öyle karışık ki, asıl göstermek istemedikleri bu çorba, bir garabet çorbasıdır. O çorbaya kimlerin kaşık salladığını milletten gizlemek için, milletin basiretine bant çekmeye çalışıyorlar. Yaptıkları iş bu. Neticede ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Konuştukça batıyorlar.
Benzer Haberler
Son dakika: Enflasyon rakamları belli oldu
Ev sahibi ve kiracılar dikkat: Kira zam oranı belli oldu
Sadece 1 aylık ömrü var! Jandarma nöbeti başladı
Efsane dilden dile dolaşıyordu! Vali bölgeye gitti: Koruma altına almayı düşünüyoruz
Kente gelen şoke oluyor! Binlerce ‘Kurt kulağı’ şaşkına çeviriyor
4 ilde, 6 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyon: 43 tutuklama
Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlarda 71 zanlıya gözaltı
Türkiye'nin tropikal vahası! Akın ettiler, inanılmaz manzara